Swift

Eminem'in Hayat Hikayesi (kendi sözleriyle)


Hiç Slim Shady'nin hikayesini tamamen dinlemek istediniz mi? Elbette. Genius bunun için bir çalışma yapmıştı. Eminem'in geçmişten bu yana yaptığı şarkıların liriklerini birleştirip, sanki Eminem anlatıyormuş gibi bir sahte "otobiyografi" hazırladılar. Çevirideki her satır orjinal metindeki satırlara denk gelmektedir. Bazı satırlarda Türkçe'ye daha uygun olması için kendi yorumumu da kattım. Hangi şarkıların kullanıldığını görmek için tıklayın.



GİRİŞ: BENİM ADIM

Neredeyse ölmüştüm. Beni banyo zemininde baygın bulduklarını söylemişlerdi. Teknik olarak, burada olmamam gerekiyordu. Sanırım ben şanslıyım. Bazılarımız ikinci şansa sahip olamayabiliyor.

Hiç kimse büyüyen acılarımı bilmiyor. Damarlarımdan kin akıyordu, hep inişli çıkışlıydı, etrafta dolanıp duruyordum bunların bitmesi fikriyle. Kahrolası kim olduğumu unutmuştum. Ben bir savaşçıyım.

Ya doğru şeyi yapma fırsatım olmasaydı? Sizlere (sana) hiç söyleyemediğim şeyleri düşünüyorum. Yani benim hikayemle seni güçlendirmeme izin ver. Sözlerimi düşüşe ve yükselişe geçiyormuş, ölüp göğe yükseliyor muşum gibi oku. Benim adım Marshall Mathers. Bu benim hikayem ve başkası benim yerime anlatamaz.



BÖLÜM I: TEHLİKELİ GENÇLİK (1972-1988)

Benimle yolculuğa çıkın, sizi küçük evim evim güzel evim dediğim doğduğum yer Kansas'tan, Detroit 8 Mil yolundaki karavan parkına götüreceğim. Shady'nin asıl hikayesini sana anlatmama izin ver. Ben fırtınalar çıkarmak için doğdum. Doğduğumdan beri lanetliyim. Doğduğum günden bu yana, yaklaşık 44 yıl kadar, yoksuldum (mahrurum). Sizi '73 senesine geri götüreceğim. Her şey babamla başladı. Annemi terketti, Debbie Mathers, ben henüz ufak bebeyken, belki de bir kaç aylıktım. Annem hep bana babamın şeytan olduğunu söylerdi. Onun benden nefret ettiğini de. Ona hiç bir zaman lanet babamın nerede olduğunu sormadım.

Varoşlarda tehlikeli bir genç olarak büyüdüm, mahvolmuş bir çocukluğu bahane olarak kullandım. Henüz çocukken, büyüklerime saygı göstermeyi reddederdim. Havalı görünen beyaz çocuk, sıska ve her zaman kaba, çünkü her zaman bana bulaşan zorbalardan sıkılmıştım. D'Angelo Bailey- beni her gün dolaplara sokardı. Bu nedenle, köşede saklanıyorum, farkedilmemeye çalışıyorum çünkü çığlık atıyor veya ağlıyorum.

Kendini benim yerime koy. Mutfakta annenin doğum kontrol hapı yuttuğunu hayal et, orospuluk yapıyor birileri hep cüzdanını karıştırıyor, bir şeyler kayboluyor, halk evlerinde yaşıyor, Münchausen sendromu kurbanı. Annem uyuşturucu, ağır içkiler, haplar kullandı. Onun hali buydu.



"Mutfakta annenin doğum kontrol hapı yuttuğunu hayal et."



Ergenlik yıllarım boktan değildi. Sadece utangaç ve garipti, 12 yaşına kadar. Hangi yoldan gittiğimi bilmediğimi söylüyorlardı. Her zaman her şeyin daha kötüye gideceğini sanan bir çocuktum. Neden diğerlerinden farklıyım? Yoksa ben Marslı mıyım? Dünyaya ait değilmişim gibi hissediyordum. Sınıfığın en komiği, otoriteye karşı geliyordu. Eve ve okulda uyumlu değildim, "Sikeyim dersi nasıl olsa sınavda geçerim!" kafasındaydım. İngilizce öğretmenim beni lisede bırakmayı istedi.

Aynı zamanda Kim Scott ile tanıştım, yine bu zamanda Proof ile ilk defa tanıştım. Bazı zamanlar Kim ile buluşmak için otostop çekerdim. Evden atıldığım zaman Chalmers'a yürümek zorunda kalırdım beni gizlice kendi annesinin evine alması için. Aşık olmuştum, ölene kadar beraber olacağımızı sanmıştım.

Lise de- tüm öğretmenlerim beni dersten bıraktı. D+'dan daha yüksek almayı başaramadım. Ne bekliyordun? Her üç ayda bir okul değiştiriyordum, 9. sınıfı üçüncü kez tekrar edene kadar.




BÖLÜM II: YELLOW BRICK ROAD (1989-1995)

Henüz ergenken N-I-G-G-A demiştim. 89' yılına geri dönelim, Kim'in benden ilk ayrıldığı zamana. Benden ayrılmayı iki kere denemişti, ve okulda beni cool bulan güzel bir siyah kız vardı. Onun için Kim'i bırakmıştım ama o da beni başka bir siyah erkek için bıraktı. İşte o zaman ilk ve son olmak üzere "aptal kibirli" (Oh Foolish Pride) kız hakkında şarkı yaptım. İnsanların bunun için ırkçı bir parça olduğunu söylediler. Ama bu yanlış değildi. Bunun bir yarış olduğunu sanmıştım ve bunun için özür diledim. Hatalıydım.

Bunun dışında, yazdığım kafiyeler bana güç veriyor. Mikrofonu elime aldığımda kim bilebilirdi ki kendi savaşımda ikon olacağımı? Bu yüzden Lincoln lisesinden mezun olmak zorunda değilim. Rap yapabilirdim yani sikeyim okulu. Bana mic'ı ver ve lanet stüdyonun nerede olduğunu göster.

İki yıl sonra, Ronnie amcam öldüğünde annem onun yerinde benim olmam gerektiğini söyledi. Proof yanı başımdaydı. Acı doluydum ve yas ediyordum. Hayatım boş sözlerle ve kırık hayallerle dolu. Eve her gün çift vardiya çalışıp geliyordum. Cesaretsiz, aç ve yetersiz besleniyormuş gibi hissediyordum. Pozitif bir şey göremedikten sonra nasıl pozitif düşünebilirim? 


"Kim noel hediyelerini paketlemişti, ağacın altına koyup bazılarını benim aldığımı söylemişti. Bütün gece oturup ağlamıştım çünkü baban dilenci gibi hissetmişti."



Sonraki bir kaç yılda, köşelerde oturdum ve rap yaptım, MC'lerin canlarını alıyordum. İnsanlar gelip battle isteyip istemediğimi sorardı. Başarıyla battle yapardım, kalem sarmalardım. Kazanmak için ne yapmam gerekiyorsa yapardım. Hala sıkı bir adam olmaya çalışıyorum ve bu zor. Anlaşmamın olmamasından bıkmıştım. Bıkmıştım tüm kincilerden, bu kin şehrimde de oluyor, radyolar beni umursamıyordu. Zengin olmaya çalışıyordum, yakında bebeğim olacaktı, arabam yoktu. Bıkmıştım kırılmaktan. Paraya olan ilgim elimdeki tek şeydi. Ama panik yapmıyor ve öfkelenmiyordum, çılgına dönmüyordum-puflamıyordum, ya da  vazgeçmiyordum.

Sonrasında bebeğim Hailie doğdu. Ayaklarında çorap ya da ayakkabı yoktu. Asgari ücret adrenalime sahip oldu. Zehir ve öfke doluydum. Özellikle nişanlandığımda kızımın altını son kez değiştirene kadar.

Kim noel hediyelerini paketlemişti, ağacın altına koyup bazılarını benim aldığımı söylemişti. Bu noeli hiç unutmayacağım. Bütün gece oturup ağlamıştım çünkü baban dilenci gibi hissetmişti. Ve her şey darmadağın olmaya başlamış gibiydi.



BÖLÜM III: ROLE MODEL (1996-1999)

'96 yılında Infinite'i çıkardım. Underground idim. Bana gülmüşlerdi. Çok yumuşak yazdığımı, Nas ve AZ çakması olduğumu söylediler. Stilimi değiştirmem gerekiyordu. Hiç bir plak şirketi benle imzalamak istemiyordu, neredeyse vazgeçiyordum, "siktir et". O geri dönmüştü, canavara dönüşmüştü. Bu ses taze ve otantik idi. Yeni çıkardığım Slim Shady EP ile Dre'nin dikkatini çekmiştim. California'ya gittiğimde Dre ile tanıştım. Ne olmak için yola çıktıysam, o olacaktım, hiç şüphesiz, şüphe edilemezcesine.

Aftermath ile imzalamıştım. İşte şimdi bu adam gidip Dre'nin stüdyosunda kabinde bağırarak taşşaklarını avuçluyor ve duvarların alçısını döküyordu. Bir milyoner olmaya hazır değildim, kötü hazırlanmıştım. Harika olmaya hazırdım, yeteneğim vardı. "Hi! My Name Is" şarkısını çıkardığımda: Shady-mania'yı da çıkardım. Sıradan biriyken görmeyi hayal et, bir anda sadece rap yaparak büyüdüğünü. Kimsenin umurunda değildim, şüphe ederlerdi benden. Şimdi patlayan bir rap fenomeniyim.


"İşte şimdi bu adam gidip Dre'nin stüdyosunda kabinde bağırarak taşşaklarını avuçluyor ve duvarların alçısını döküyordu."



Yeni jenerasyonun kızgın ergenleri hakkında konuştum. Çünkü ben genç Amerikalıların çabaları ile ilgileniyorum, ebeveynleri onların sıkıntılarının farkında olmadığında. Milyon yıl geçse de hiç hayal edemezdim benim gibi hisseden bir çok insanın olduğunu. Ben onların ilgi duyup, saygı duyacakları tek kişiyim. Bir avuç çocuk benim gibi sövmek istiyor. Bir mal olmuştum çünkü ben B-E-Y-A-Z-I-M, MTV bana çok arkadaşçaydı.

Satışlarıma bak. Hadi hesabını yapalım; eğer siyah olsaydım, yarısı kadar satardım. Benimle bağ kurdular çünkü onlar gibi görünüyorum. Başlangıçta problemi olan bir kaç insan vardı. Ben iyiydim, küçümsendim, sadece silkelendim. Sanırım Tiger Woods'un golf maçını ilk seyrettiğin zamanı hatırladın. Irkımın ve uyruğumun ne kadar önemli olduğunu düşünmedim. Ama yükselişimi baz aldığımda net bir şekilde görüyorum.


Ben lanet bir romantiğim. Kim ile evlendim. İlişkimiz iyi giderken her şey harika. Ben arkasında rüzgar olan Superman oluyorum, o da Louis Lane. Aşırı dozda aşktı. Belki de ilişkimiz göründüğü kadar karmaşık değildir. Belki bir kasırganın, bir volkanla buluştuğun da olan şeydir. Tek bildiğim seni çok sevdiğim.




BÖLÜM IV: LOSE YOURSELF (2000-2002)

The Mathers LP elmas sertifika aldığında - hayatım değişti. Bu, her gün uyandığımda farklı bir tiyatro görmek gibiydi. Her bir milyon kazandığımda farklı bir akrabam bana dava açıyor. Sürtük annem benden 10 milyon dolar almak için dava açtı. Hepiniz beni dava edebilirsiniz. Duygu yüklü sanatçı Eminem kendisine yöneltilen suçlamalarla savaşıyor. Bu delice, çünkü tüm istediğim yaşayamadığım hayatı Hailie'ye sunmaktı. Whitney ve Alaina için de öyle, kızlarım için.

Bu bir rezalet. Hailie ön bahçede oyuncaklarıyla oynamazdı, onun arabasını itekleyip kornasını çalmadığın sürece. Beni en azından yalnız bırakma nezaketine sahipsiniz, siz kaçıklar beni sokakta gördüğünüzde, yemek yerken ya da kızıma yedirirken yanıma gelmeyin ve benimle konuşmayın. Sahip olduğum her şeyi kurban ettiğim gerçeğini kimse anlamaz. Hiç buralara geleceğimi hayal edemezdim. Bu kaçıkça, sorabileceğimden daha fazlası.

Eleştirmenler sizi çarmıha gerer, gazeteciler sizi yakmaya çalışır, hayranların seni dinler, avukatlar elindeki tüm parayı cebine indirmek ister. İnsanlar kötü örnek olduğumu söylüyor, bende dünyanın zaten amına koymuşlar, bende koyuyorum diyorum. Protesto edildim, protestolar yapıldı. Grev sözcüsü konserimin iptal olması için imza topladı. Beyinde geniş çaplı psikolojik hasara neden olduğumu söylüyorlar. Bana kalırsa hepiniz gereksiz yere hassassınız. Bu sansürdü (eğer radyoda ya da clean dinlediyseniz), ters dinleterek.

Sanırım sözler ya büyük yapar ya da daha dibe çeker, ya daha kötüsü nefreti öğretebilir, aynı söylediğimiz her bir cümleye takılan küçük çocuklar gibi. Belki kindir bu kustuğum, belki de ruh için besin, belki de güzel müzik. Ama ebeveynler yüzünden öfke alevleniyor. Sizi suçlamıyorum, Hailie'nin de beni dinlemesine izin vermezdim.


"Hiç buralara geleceğimi hayal edemezdim. Bu kaçıkça, sorabileceğimden daha fazlası."



Bebek-Anne dramı. Onu park alanında bir erkekle yakalamıştım, bunun üzerine iki bileğini kesmişti. Biliyorum, bazı şeyler yaptık, ağzımızdan istemeden bazı sözler çıktı ve eski halimize döndük. Ama senin sinirlerinde benimkisi kadar kötü. Tıpkı benim gibisin.

Kim ile sonuna kadar götürebilmek için güçlü olduğumu sanmıştım. Ama aynı anda iki şeyi sürdürebilmek için güçlü değildim. Kendimi kelepçeyle yatarken bulmam eşyalarımı alıp gitmem için yeterli bir sebep olmalıydı. Seni boşuyorum: git başkasıyla evlen.



Ben bu rap işini anlamıştım. Bunu stratejik olarak sürdürüyordum. Zamanlama her şeydir ve bu benim başarımın ana sebebi olarak gözüküyor. Bu benim için tekrardan çalıştı. The Eminem Show: multi-platinum.

İşe gitmek için çıkıyorum, 8 Mile filmi için. Mekhi Phifer var. Lanet olası adımın yazdığı bir Oscar ödülümde. Nasıl Oscar aldım amına koyim?

Ben bir girişimciyim, bir kaç rap yazmak için yardımcı olan. Shady Records, buna inansan iyi olur. Dirty Dozen, 313'ü temsil ediyoruz. G-Unit ve Obie, suikastçi gibiyiz. Ben ve Fifthy bu şarkıyı yapmak için bir araya geldiğimizde, çalıştıkça aramızda bir kardeşlik bağı oluştu. Bu göz boyamak değil, bu gerçekten kardeşlik.



BÖLÜM 5: TILL I COLLAPSE (2003-2008)

Bu tartışmalar beni çevrelemişti. Benzino ile doğrudan saldırgan rekabetteydik. Beni kendi dergisi Source Magazine'de tehdit etti. Benim geldiğim yollardan biri, beni meşhur eden yayının içinden geçiyordu. Şimdi onun sahibinin bana nedensiz yere gıcığı var? Tamam, siktir et, o orospu çocuğu bunu da alabilir, sikmişim onu!

50'nin Murder Inc. ile kavgasını üstlendik. Aslında 50 ve Ja kavgasını önlemeye çalıştık. Ben ve Dre onunla oturduk konuştuk ve bunu başlatmamasını istedik, o buna uymayacaktı ta ki Ja dergilerde onu nasıl sattığımız zırvalarını anlatana dek. Hailie'nin adını şarkının isminde duyunca kendimi kaybettim. Siktir et, 50, bitir onu! Fazla hedef yok, Irv ve Jeff, onları ölmesi için mahvedebiliriz. Benzino'da borç içinde. Can-I-Bitch ise Slim ile beef istemez, hayır!

Encore'da haplarlaydım. Uyuşturucular yüzünden her yerim seğirmeye başlamıştı. Bununla her gün mücadele ediyordum. Elimden gelebildiği kadar katlandım. Eğer bir şişe Tylenol içebilseydim, içerdim. Şimdi Vics, Percs ve Methadone kullanıyorum. MC Donald's'ında yazarlar blokunda uyuyakalmalar. Kendimi yatak odasına kilitleyip banyoda öğlene kadar dinleniyorum. Evet baba kötü ruh halinde, sana garip davranıyor. Bu hapları almayı bırakamıyor musun? Kendi yeteneklerinle beraber çakıldın, siktiğimin uyuşturucu satıcılar her şeye evet diyen adamlar gibi etrafımda takılıyorlar.

Sadece lanet olası depresyondayım. Beynim darmaduman, tüm alışkanlıklarımdan tiksiniyorum. Fazla aspirin tabletleri, boş ilaç kutuları, yavaşça ölüyorum, sağlık gidiyor, yardım için ağlıyorum. Marshall artık adam değilsin, yutman için acı bir hap. Bütün bildiğim yuvarlanıp gidiyorum, kendimden nefret ediyorum ve içim boş. Şişeyi kafaya diktim. En sonunda yardıma ihtiyacım olduğunu anlıyorum, bunu kendim yapamazdım, çok zayıftım.

Bir şeyi anlamanı istiyorum. En yakın arkadaşımı kaybettim: Proof. Hep kardeş gibiydik. Birbirimizin renklerinin bir önemi yoktu. "Doody"- birbirimizi böyle çağırırdık. Ama Proof beni göremiyor, stüdyodayım başka bir hap çakıyorum. Kanka sensiz asla eskisi gibi olamayacağımı biliyorum. Sensiz deliriyorum. Kafeste yaşıyormuş gibi yaşamaya başlamıştım, hayatımın en kötü zamanlarıydı. Kimseye hapları bırakın demiyorum, neredeyse ölüyordum. "Baba yanımda iken ölme, baba ne olursun dayan!" Lanet olsun bu sesin sırrını çözemiyorum. Hastanede uyanıyorum, her yerime tüpler bağlanmış, ama nasıl oluyorsa artık iyileşiyorum. Yemin ederim ki geri döndüğümde kurşun geçirmez olacağım. Bunu sadece Proof için yapıyorum. Senin gibi koruyucu meleğim olduğu için şanslıyım. Seni seviyorum Doody. Huzur içinde yat. 




BÖLÜM VI: RAP TANRISI (2009-2013)

Dürüst olalım, Relapse "şöyle böyleydi". Belki de o aksanı çok fazla kullanmıştım. Rahatlayın, oraya geri dönmüyorum. Relapse'i sikeyim, boktandı. Hayranlarıma bir şey kanıtlama peşindeyim, onları hayal kırıklığına uğratmışım gibi hissediyorum. Bu farklı, önceki iki albümü saymayın. Güne başlayıp, yarına saralım. Arınmak benim kararımdı, kendim için yaptım. Aslına bakarsak belki size ibret olsun diye yaptım. Böylece yepyeni ben geri döndüm, bir baba olarak sorumluluklarımı halletmeye. Siktir, Grace of God'a kadar burada olmamam gerekiyordu. Daha canlıyım, hayatım boyunca daha önce hiç canlı olmamışcasına. Eğer Proof beni görseydi, eminim gurur duyardı. 

Shady 2.0. Şeytan ile Kötü (Bad Meets Evil) tanışırsa böyle olur. Royce, bu işte benimle beraber. Slaughterhouse beşlisini getirdim. Yelawolf, White Dawg. Benim tayfa gerçek ve kutsal.

İşte Mathers LP'in devamı. Balıklama daldım, söylediklerimin kimseyi inciteceğini düşünmedim. Sanırım en çok annem bundan nasibini aldı. Çok mu ileri gittim "Cleanin' Out My Closet" ve diğer şarkılarda? Özür dilerim anne, seni incitmek istememiştim. Ama umursama, senden nefret etmiyorum. Ben o gün senin hasta düzeltilemez olduğunu anlamıştım, o günden sonra uzaklaştık ve ben bundan nefret ettim aslında çünkü torununun büyümesine bile tanık olamadım. Seni affediyorum. Seni seviyorum. Hala gözümde güzelsin, çünkü benim annemsin.

Ve hala Kim'i seviyorum. Bu hiç bir zaman değişmeyecek. Onu her gün düşünüyorum, bir daha beraber olamayacağız. Keşke bunları ona geçmişte söyleme fırsatım olsaydı. Ama her şey üzerine yemin ederim ki onun için her şeyi yaparım. Hiç acı çekmiyormuş gibiyim ama aslında öyle değilim. 

Bu arada, hak ettiğim hissettiğim desteği muhtemelen alamayacağım. Sana kimsenin yapamayacağı flowu gösteriyorum. Saygıyı hakediyorum. Top 5'teyim. Saygım gecikmiş. Mükemmellikten aşağısını vermeyerek elimden geleni yaptım. Ama ne zaman ki en iyilerden biri deseler, ben hiç böyle düşünmedim. İnsanlar biraz deli olduğumu düşünüyor, belki biraz sıcakkanlı ve eğlendiriciyim. Fazla kafiye söylüyorum, ve hızlıymış gibi gözüküyorlar. Ve beni hangi kategoriye koyduğunu sikime takabilirim. Beni o müthiş adamların yanına koyacaksınız öldüğümde. Cennet kapısını çaldığımda, Jay Z yanında cool duracağım, bir Rap Tanrısı, tüm zamanların en iyisi. 



CHAPTER VII: KRALLAR ASLA ÖLMEZ

Şarkılarım sizi ağlatabilir, şaşırtabilir, aynı anda gözlerinizi kurutabilir, aynı kafiyeyle iş başında gördüğünüz bir dahidir. Tanrının bana verdiği yetenek için minettarım. Beni koyduğu ortam içinde ona minnettarım. İnan ya da inanma ama anneme beni yetiştirme tarzından dolayı minnettarım. Her gün mahalle de saldırıp, kovaladılar. Bu beni bugün ki ben yapandır.

Artık sakinleştim, uyuşturucu alırken daha kötüydüm. Hayatıma yeni bir ışıkla bakıyorum. Bugüne kadar sebep olduğum onca acı kalbimi parçalıyor. Tanrıya dua ediyorum ölümüm ve göğe yükselişimde, umarım birilerine yardımcı olmuşumdur, ne olur öyle olsun. Siz güçsüzken, güçlü hissettirecek şarkılar yapıyorum. Size bir parça akıl mı lazım? İşte bir parça aklım.

Bu en büyük hayali bir gün takdir edilmek olan her çocuk için. İşte bu yüzden hayali ve rap dergisi dışında başka bir şeyi olmayan çocuklar için söylüyoruz. Ya da hayatında olumsuzluklar yaşayanlar için, onlarda gece oturup ölmeyi diliyorlar. Kız veya erkek, kim bu durumda ise bunu yapma sebebim sizlersiniz.

Sadece bu oyundan sağlam bir kafayla ayrılmak istiyorum. Eğer aniden ölürsem, sadece devam edin, yas tutmayın, sesimi duyunca mutlu olun. Sadece bilin ki ben size her yukarıdan baktığımda gülümsüyor olacağım.

Hepinize iyi geceler. Geldiğiniz için teşekkür ederim.




Çeviri: Mert Yıldız (twitter.com/plzcek)

Belki bunları beğenebilirsin

1 yorum